Welcome to Inspire Me!

I created Inspire Me, hoping it to be a fruitful platform for you to enrich your personal and professional growth in the areas of awareness, communication, relationships, and creativity. I really hope that the articles, books, essays and quotes that inspired me inspire you as well. I also hope to use this address as a place to share and collaborate. Your articles, essays, poems, drawings and photographs are all welcome here. Together we are richer and stronger. Hoping to grow this blog together…

I created Inspire Me

Inspire Me’ye Hoşgeldiniz!

Inspire Me’nin, farkındalık, iletişim, ilişkiler ve yaratıcılık alanlarında hem kişisel gelişimimizi sürekli kılacak, hem de iş yaşamımızı daha esnek, üretken ve başarılı kılacak bir platform olmasını ümid ediyorum. Beni etkileyen ve bana ilham veren pek çok yazı, kitap, konuşma ve makaleyi burada sizlerle paylaşarak onların size de ilham vermelerini diliyorum. Burayı aynı zamanda bir ortak paylaşım alanı olarak da kullanmamızı istiyorum. Sizden gelen her türlü yazı, şiir, resim, fotoğraf ve yorumla Inspire Me’nin daha da zenginleşecek!

Gelin, bu blog’u birlikte büyütelim!

Görsel Günlük Tutmanın Faydaları

Farkındalık: Her gün görsel günlük tutarak duygularınıza, hayallerinize, düşüncelerinize ve bunlara eşlik eden bedensel tepkilerinize farkındalık kazanabilirsiniz. Günlüğünüz, sizin için önemli olayları anlamlandırmanıza, kendinize dışarıdan bakmanıza ve davranış kalıplarınızı görmenize yardımcı olur. Kendinizle ve çevrenizle olan ilişkinize farkındalık kazanmanızı sağlar.

Sadece düz yazı ile değil, şiir yazarak, çizerek, resimler yapıştırarak kendinizi ifade ettiğinizde daha önce hiç farkına varmadığınız, henüz bilincinize ulaşmamış duygularınıza, düşüncelerinize erişme şansını yakalayabilirsiniz. Görsel ifade aynı duruma yeni perspektifler edinmenize yardımcı olur.

Yaratıcılık: Görsel günlüğünüz, kendinizi yargılamadan, olduğunuz gibi ve serbestçe ifade edebileceğiniz yegane yer. İçindeki her şey siz ve sizin aranızda. Tam da bu yüzden günlüğünüze her gün ufak ufak ve estetik kaygılar gütmeden bir şeyler yapmak, yaratıcılığınızın önündeki blokajları yıkmanıza yardımcı olur. Kendinizi ifade etmeniz spontanlaşırken, hayal gücünüz de zenginleşir. Farklı bağlantılar kurmanız, yeni fikirler edinmeniz kolaylaşır. Günlük ile bir süre sonra hayata bakma şekliniz bile değişebilir. Hayat, ‘başınıza gelen olaylar’ silsilesinden, yeni şeyler üretmek, öğrenmek ve anlamlandırmak için zengin bir kaynağa dönüşür.

İlham: Günlüğünüz aynı zamanda ilham kaynağınız da olabilir. Günlüğünüz, gün içinde dikkatinizi çeken, hoşunuza giden ve size ilham veren sözlerin, fikirlerin, tasarımların veya görütülerin de toplanabileceği bir yer. Beğendiğiniz şeyleri günlüğünüze yazarak, yapıştırarak, ve onları neden beğendiğinizi not ederek yepyeni fikirler üretebilir, yaratıcılığınızı ateşleyebilirsiniz. Bunu düzenli yaparak nelere daha çok eğiliminiz olduğunu, tarzınızı ve beğenilerinizi yakından tanıyabilir, yaratıcı sürecinize yön verebilirsiniz.

Özetle, Görsel Günlük tutmak:

  • Kendinize dönmenize,
  • Deneyimlerinizi anlamlandırmanıza,
  • Yaratıcılığınızı geliştirmenize,
  • Kişisel gelişiminizi kaydetmenize,
  • Duygu, düşünce ve hayallerinizi rahatça ifade edebilmenize,
  • Sizi zorlayan ilişki ve deneyimleri farkındalık ve öğremeye dönüştürmenize,
  • Fikir toplamanıza, ilham almanıza,
  • Niyet ve hedeflerinizi belirlemenize,
  • Spontanlığınızı ve üretkenliğinizi artırmanıza yardımcı olur.

Görsel Günlük

Görsel Günlük Nedir?

Görsel günlük, bizim için önemli olayları, bu olaylara verdiğimiz anlamları, duygularımızı, hayallerimizi, düşüncelerimizi kaydetmek için sadece yazıdan değil, görüntülerden, çizimlerden, şiirden ve hayal gücümüzden de faydalandığımız bir günlüktür.

Hergün kendimize 15-20 dakika ayırıp böyle bir günlük tutmanın faydaları inanılmaz! Hem kendi deneyimlerimden biliyorum, hem de 12 haftalık Inspiro Yaratıcı Girişimler Programı’ma katılıp günlük tutanların deneyimlerinden… Bunca koşuşturmanın arasında insanın kendine verdiği bu kısa vakit bile yaratıcılığını ve farkındalığını artırmasına yetiyor. Başlaması zor… Ama başlayınca da gidiyor!

Öncelikle mükemmelliyetçiliği bir kenara atın ve illa güzel ve estetik bir günlük tutacağım kaygısından vazgeçin! Bu günlük size özel bir günlük. Eğer siz göstermezseniz sizden başka kimse zaten görmeyecek. Siz sadece başlamaya odaklanın. Gerisi zaten gelecek…

Görsel Günlük Tutarken Dikkat Edilmesi Gerekenler:

  • Günlüğünüzü içinizden geldiği gibi tutun. Onu, herhangi bir kurala, estetik kaygıya saplanmadan, güzel olmasına çalışmadan, içinizdekileri dürüstçe ve serbestçe ifade etmek için kullanın.
  • Günlük için her gün en az 15 dakika ayırın. Her gün ufak da olsa bir şeyler yazın, çizin. Bunu kolaylaştırmak için günlüğü yanınızda taşıyıp her an bir şeyler eklemek isteyebilirsiniz.
  • Günlüğünüze yaptığınız her yeni girişe tarih ve başlık atın.
  • Günlüğe yaptığınız her giriş için kendinize bir niyet koyun. Ör. ‘Şimdi işteki sunumumla ile ilgili korkularımı inceleyceğim.’

FLOW

I took an Existential Psychotherapy class last year, and our teacher quite bluntly asked on the first session: ‘why do you live?’ I was shocked because it was such a significant question. It is the very question I forget in the midst of frantic doing and running in the chaos of everyday life. It is the very question that I know I have the answers to, in the depths of my heart. It is the very question I avoid although I sense that I am off the track. It is the very question that will put me back on the road in a direction that I set for myself.

And so I answer today, to remind myself of my deep yearnings, my real values, my peak moments and my highest potential revealed in the mundane moments.

I live for those moments of genuine contact, where I feel one, spontaneous and alive. The warmth of the purring cat on my lap, a silent moment of ‘knowing’ with one shared look, a spontaneous laughter with a friend, a spark of a-ha where everything becomes clear, the moment my heart pounds to a beautiful music, the mixture of fear and excitement for a risk I am about to take, love that grows with mutual understanding, passion erupting from an embrace, expanding joy while playing with a child, the fresh breeze on my skin that reminds me the simple joy of being alive…

In these fleeting moments of contact, time is eternal. I expand and transcend myself. There is no longer me or him or it, we become a true ‘us’ and part of something much bigger. ‘I’ as I know it, gets swept away by the depth and strength in the moment. I feel a true sense of belonging, a sense of ‘We are all on the same boat. This is what it is’. And as this moment of contact is over, I am someone new, someone fresh, someone rich. Not only am I different, I have also made a difference. I touched someone’s life in a way I can’t grasp, calculate or control. My ripples are moving across boundaries, landscapes and time. I am beyond me.

On the other hand, I am frantically running for what I perceive as my obligations to achieve a better quality of life, my responsibilities for my close ones and my personal development. While wanting contact in the moment, I paradoxically orient myself towards a future destination. I say to myself “Meaning and fulfillment will come when I do this and that”. I forget to pay attention that meaning and fulfillment are already in the here and now.

And I ask myself what matters most: the destination or the road?

I answer: Both.

My life is the pendulum between the destination and the road; doing and being; now and then; me and others. It is the delicate balance between these polarities. And through the polarities, I flow.

Our Deepest Fear

Our deepest fear is not that we are inadequate.

Our deepest fear is that we are powerful beyond measure.

It is our light not our darkness that most frightens us.

We ask ourselves, ‘Who am I to be brilliant, gorgeous,
 talented and fabulous?

’ Actually, who are you not to be?

You are a child of God.

Your playing small does not serve the world.

There’s nothing enlightened about shrinking so that other people won’t feel insecure around you.

We are all meant to shine, as children do.

We were born to make manifest the glory of 
God that is within us. 

It’s not just in some of us; it’s in everyone.

And as we let our own light shine,
 we unconsciously give other people
 permission to do the same.

As we are liberated from our own fear,

our presence automatically liberates others.

by Marianne Williamson

The Invitation

It doesn’t interest me what you do for a living.
I want to know what you ache for
and if you dare to dream of meeting your heart’s longing.

It doesn’t interest me how old you are.
I want to know if you will risk looking like a fool
for love
for your dream
for the adventure of being alive.

It doesn’t interest me what planets are squaring your moon…
I want to know if you have touched the centre of your own sorrow
if you have been opened by life’s betrayals
or have become shrivelled and closed
from fear of further pain.

I want to know if you can sit with pain
mine or your own
without moving to hide it
or fade it
or fix it.

I want to know if you can be with joy
mine or your own
if you can dance with wildness
and let the ecstasy fill you to the tips of your fingers and toes
without cautioning us
to be careful
to be realistic
to remember the limitations of being human.

It doesn’t interest me if the story you are telling me
is true.
I want to know if you can
disappoint another
to be true to yourself.
If you can bear the accusation of betrayal
and not betray your own soul.
If you can be faithless
and therefore trustworthy.

I want to know if you can see Beauty
even when it is not pretty
every day.
And if you can source your own life
from its presence.

I want to know if you can live with failure
yours and mine
and still stand at the edge of the lake
and shout to the silver of the full moon,
“Yes.”

It doesn’t interest me
to know where you live or how much money you have.
I want to know if you can get up
after the night of grief and despair
weary and bruised to the bone
and do what needs to be done
to feed the children.

It doesn’t interest me who you know
or how you came to be here.
I want to know if you will stand
in the centre of the fire
with me
and not shrink back.

It doesn’t interest me where or what or with whom
you have studied.
I want to know what sustains you
from the inside
when all else falls away.

I want to know if you can be alone
with yourself
and if you truly like the company you keep
in the empty moments.

By Oriah, 1999